Çevrenin korunması konusunda 162 yıldır
teknolojiler üreten Siemens Ev Aletleri ve tüm dünyada yaptığı çalışmalarla
doğanın korunması konusunda öncü sivil toplum kuruluşu olan WWF-Türkiye,
Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından Eğirdir Gölü’nün korunması için yeni
bir projeye başlıyor. "Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat" isimli projeyle, su
kaynakları hızla azalan Türkiye’nin en büyük ikinci içme suyu rezervi hayata
dönecek.
Siemens ve WWF-Türkiye, "Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat"
projesiyle Eğirdir Gölü’nde kirliliğin azaltılması, sürdürülebilir balıkçılığın
sağlanması, eko-turizmin geliştirilmesi, doğa dostu tarımın yaygınlaştırılması,
sorunların çözümünde yerel ortaklık oluşturulması, suyu kullananlar ve
yönetenler için eğitimler verilmesi ve akılcı doğal kaynak kullanımının
sağlanması amaçlanıyor. Çevre alarmı niteliğindeki olumsuz gelişmelere "dur"
demeyi ve Eğirdir Gölü’nün gelecekte de var olabilmesi için farkındalık
yaratmayı amaçlayan proje ile gölün korunması için önemli bir adım atılmış
olacak.
Alan ve hacim olarak Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü olan
Eğirdir Gölü, biyolojik çeşitliliği ile de en önemli sulak alanların başında
geliyor. Siemens ve WWF-Türkiye’nin Eğirdir Gölü’nün korunması için başlattığı
işbirliği, bilinenin aksine su zengini olmayan, su kaynaklarını kaybeden ve
iklim değişikliğinin etkilerini yoğun şekilde yaşayacak Türkiye’de sulak
alanların korunması için atılmış önemli bir adım.

"Geleceğimiz için el ele verelim"
Ar-Ge çalışmalarıyla teknolojiyi çevrenin korunması için hizmete
sunduklarını belirten Siemens Ev Aletleri Genel Müdürü Ronald Grünberg,
"Türkiye’nin ve dünyanın geleceği için aktif olma zamanı. Gelecekte çok daha
büyük sorunlarla karşılaşmamak için, her bireyin ve her kurumun çevre için
çalışması ve çevrenin korunması yönünde tavır alması gerekiyor. Siemens Ev
Aletleri olarak WWF-Türkiye ile başlattığımız projeyle, Eğirdir Gölü’nün
korunması ve gelecekte de yaşaması için çalışacağız. Böyle bir projede yer
aldığımız için son derece büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Aynı zamanda
çevreye ve dünyaya saygı gösteren herkesi de 'Yedi Renkli Göle Yedi Renkli
Hayat' projesine destek vermeye çağırıyoruz" dedi.
WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Akın Öngör de Türkiye’nin
ikinci en büyük tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölü çevresindeki yerleşimler,
tarım alanları ve sanayi için ikame edilemez bir su kaynağı olduğunu belirterek
şunları söyledi: "Eğirdir Gölü kirlilik ve kuruma tehdidiyle karşı karşıya.
Bölgedeki kirlilik unsurlarının tespiti ve bertarafı, sürdürülebilir tarım ve
balıkçılık faaliyetleri ve yöre halkına alternatif geçim kaynağı sunacak
faaliyetler Eğirdir Gölü’nün gelecekte sağlıklı bir şekilde var olmasının
başlıca unsuru. Bu noktadan hareketle, Eğirdir Gölü’nün korunması için
WWF-Türkiye olarak Siemens Ev Aletleri ile yola çıktık. 'Yedi Renkli Göle Yedi
Renkli Hayat' projesiyle, başta yöre halkı ve ilgili devlet kurumlarımız olmak
üzere, tüm taraflarla işbirliği içerisinde gölün akılcı kullanımını ve yaşanan
olumsuz gelişmeleri durdurmayı hedefliyoruz."
Projenin tanıtım toplantısına katılan Isparta Valisi Şemsettin Uzun ise
Eğirdir Gölü’nün önemli bir içme suyu havzası olduğuna dikkat çekerek, "Eğirdir
Gölü’nün etrafında şu anda 178 tane kaçak yapı var. Göreve başladığımda 'önce
esas duruşa devlet geçmeli' diyerek gölün etrafındaki Karayolları ile Çevre ve
Orman Müdürlüğü tesislerini kapattık. Şimdi halka ait kaçak yapıları yıkmak
üzere çok ciddi bir mücadele veriyoruz. Balık kooperatiflerinin haklarını
feshettik. Şu anda gölde kimse balık avlayamıyor. Ayrıca kendi imkanlarımızla
bir Eğirdir Gölü Yönetim Planı hazırladık ve Ankara’da onaylattık. Şu anda
elimizde kanun gibi bir plan var" dedi.
Yitirilen değer Eğirdir Gölü
Bazı gün ve saatlerde değişik renklere büründüğü için halk
arasında "yedi renkli göl" olarak da bilinen Eğirdir Gölü, 487 kilometrekarelik
alanı ve 4005 hektometreküp hacmi ile Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü.
Sarp kayalıklar, tepeler ve dağlarla çevrili olan göl, aynı zamanda Türkiye’nin
ikinci büyük içme suyu rezervi. Biyolojik çeşitliliği ile Türkiye’nin en önemli
sulak alanlarından biri olan göl, Doğal Sit Alanı, Önemli Kuş Alanı ve
İçme-Kullanma Suyu Koruma Sahası. Ancak bunca önemli değerine rağmen Eğirdir
Gölü, kirlilik ve su seviyesindeki düşüş nedeniyle sahip olduğu doğal zenginliği
her geçen gün kaybediyor.
Tarımsal, endüstriyel ve evsel atıklar gölün su kalitesinde
düşüşe ve ciddi boyutlarda kirliliğe neden oluyor. Özellikle tarımsal üretimde
kullanılan aşırı gübre nedeniyle gölde fosfor ve amonyak düzeylerinde artış
görülüyor, bazı kısımlarda su kalitesi ikinci sınıf su kalitesine düşüyor. Bu
durum, bölgenin başlıca geçim kaynakları olan tarım, balıkçılık ve turizmi
tehdit ediyor. Göl çevresindeki bazı fabrikaların atıklarını göle bırakması
nedeniyle ortaya çıkan kirlilik, Kovada Gölü’ne akan suda toplu balık ölümlerine
sebep oluyor. Aşırı avlanma, göldeki balık çeşitliliğinde azalmaya ve ekonomik
değeri olan su ürünlerinin hızlı tükenişine de neden oluyor. Bilinçsiz kullanım
ve tarımsal sulama nedeniyle gölün su seviyesi son 30 yıl içerisinde 2,5 metre
düşüş gösterdi. Bu düşüş, Türkiye’nin elma üretiminin yüzde 20’sini sağlayan
Eğirdir Havzası’nı olumsuz etkiliyor.
Proje kapsamında neler yapılacak?
WWF-Türkiye ve Siemens işbirliğiyle yaklaşık iki yılda
tamamlanacak olan ve tüm Siemens çalışanlarının desteği ve yöre halkının
katılımıyla sürdürülecek proje çerçevesinde aşağıdaki çalışmalar
yapılacak:
• Yapay sulak alan arıtımı ile bir köyde arıtım yapılacak, bu
pilot çalışma diğer köyler için örnek teşkil edecek.
• Bir köye katı atık
deposu yerleştirilecek ve katı atıklardan temizlenecek.
• Yaklaşık 250
çiftçiye doğa dostu gübre ve tarım eğitimleri verilecek.
• 30 çiftçi
Çıralı'ya götürülerek doğa dostu tarım konusunda eğitilmesi sağlanacak.
•
Akılcı Doğal Kaynak Kullanımı konusunda 400 kişiye eğitim verilecek.
• 300
balıkçıya sürdürülebilir balıkçılık konusunda eğitim verilecek.
• Yerel halk
için alternatif gelir kaynakları (eko-turizm) sunulacak.
• Yürüyüş parkuru ve
kuş gözlem kulesi alanla ilgili tüm ilgi gruplarına ulaşılacak.
• Eko-turizm
haritası ile alanla ilgili tüm ilgi gruplarına ve bölgeye gelen turistlere
ulaşılacak.
• En az 40 kişiye yerel turist rehberi eğitimi verilecek.
•
Yerel pansiyonculuk konusunda Eğirdir'de pansiyonculukla uğraşan kişilerle
işbirliği yapılacak.
• Yerel pansiyonculuk ve turist rehberi eğitimi ile tüm
Eğirdir ve Isparta’ya katkı sağlanacak.
• Özellikle eko-turizm
faaliyetlerinde çarpan etkisiyle proje çok daha geniş bir kitleye
ulaşacak.